Ghrelin Hormonu Hakkında Bilmek İstediğiniz Her Şey!

Ghrelin Nedir ve Nasıl Çalışır?

Ghrelin mide tarafından, özellikle de fundus olarak bilinen geniş üst kısmı tarafından üretilen bir aminoasiddir. Aynı zamanda incebarsağın ilk kısmından, yani duodenumdan da (onikiparmak barsağı) salgılanır. Bu aminoasid orexijenik, yani iştahı uyarıcı bir hormondur.

Ghrelin seviyesi yükseldiğinde beyne kişiyi yemeye yönlendiren sinyaller gider. Bir çok obez kişide ghrelin seviyesinin değiştiği saptanmıştır. Bu da onların gerçekte almaları gerekenden daha fazla gıdaya ihtiyaç duyduklarını hissetmelerine yol açar.

Bu hormonun seviyeleri gıda alımından önce yükselir ve bir miktar kalori alımıyla birlikte düşer. Diyet yapan insanlarda ghrelin seviyeleri yükselir. Bu da, diyetle uzun vadeli kilo kaybı sağlamanın neden bu kadar zor olduğunu açıklar. Öte yandan, obez kişilerde ghrelin seviyelerinde öğünlerden sonra yaşanması gereken düşüş, normal kilolu kişilere göre daha azdır. Bu da yeterince gıda alındığı halde iştahın devam etmesine veya kısa zamanda geri gelmesine neden olur.

Ghrelin Kilo Alımını Nasıl Etkiler?

Ghrelin mide boşken ve düşük kalori diyet, kronik egzersiz ve anoreksia nervosa gibi negatif enerji dengesi durumlarında salgılanır. Bu da diyet yapan kişilerin neden bu kadar aç hissettiklerini kısmen açıklar. Ghrelin konsantrasyonu öğünlerden önce yükselir, iştah hissini uyarır ve gıda alımından sonra düşer.

Tüp Mide Ameliyatı Ghrelin Üretimini ve Seviyesini Nasıl Etkiler?

Bir çok bariatrik cerrahi yöntemi hastanın bir seferde alabileceği gıda miktarını kısıtlar. Tüp mide ameliyatı, ghrelin üreten en önemli bölge olan fundus kısmının tamamen çıkarılmasını içerdiğinden ghrelin seviyelerini de düşürür. Fundus bölgesinin 1 gram dokuya düşen ghrelin bakımından onikiparmak barsağının 10-20 katı kadar ghrelin içerdiği gösterilmiştir.

Tüp Mide Ameliyatından Sonra Açlık Hormonu Ghrelin’e Neler Olur?

Tüp mide ameliyatlı hastalar, mide bandı, mide katlama, mide balonu gibi diğer prosedürlerin aksine, sadece mide kapasitesi neredeyse % 80 azaldığı için az yemekle kalmazlar, aynı zamanda öğünler arasında daha fazla tokluk hisseder ve daha az açlık atakları yaşarlar. Bu iki etkinin birleşmesiyle ciddi ve kalıcı kilo kaybı sağlanarak ideal vücut kilosuna gelmek mümkün olur. Bir başka deyişle, tüp mide hastaları daha az iştah hissederler ve tokluk hissi hem daha erken oluşur, hem de daha uzun sürer.

Sleeve gastrektomi ameliyatı geçiren kişilerde kan ghrelin seviyelerinin anlamlı şekilde düştüğü gösterilmiştir. Bu düşüş ameliyatın ilk gününden başlar, 24 aydan daha uzun süre devam eder. Mide bandı gibi diğer ameliyatlarda ise bundan çok daha önce yükselmektedir. Bu da, tüp mide ameliyatının ameliyattan sonraki 6-18 ay içinde minimum % 60 kilo kaybı sağlamasını açıklar. Bu oran mide bandında % 20-50 aralığındadır.

Ghrelin ve Gastrik Bypass

Bu konuda bazı çelişkili yayınlar vardır. Bazı çalışmalar ghrelin seviyelerinde gastrik bypass sonrasında anlamlı ve önemli düşüş bildirirken, bazı çalışmalarda fundus rezeke edilmediğinden, ghrelin seviyelerinde anlamlı değşim olmadığı iddia edilmektedir.

Tüp Mide Ameliyatlı Hastalar İştah Açısından Neler Yaşarlar?

Çalışmalardan daha da önemlisi, kendi hastalarımızdan edindiğimiz deneyimlere göre tüp mide ameliyatından sonra hastalar açlık seviyesinde ve yoğunluğunda anlamlı bir değişiklik gözlemler. Bazen aylarca açlık hissetmediğini ve öğünleri atlamamak için alarm kurduğunu söyleyen hastalar olur. Bu durum, neredeyse sürekli aç hisseden biri için inanılmaz bir değişimdir.

Öte yandan, psikolojik açlık güdüsü fizyolojik olandan daha inatçı olabilir. Yine de, hacim kısıtlaması nedeniyle daha doğru yiyecek seçimleri ve daha kontrollü yeme mümkün olmaktadır. Doyma hissinin tam olarak oluşması katı gıdalara geçilmesiyle daha da oturur. Bu dönemde fazla yenmesi ağrı, bulantı, kusma gibi istenmeyen olaylara yol açar.

Bu 18 aylık sürede, yılların beslenme alışkanlıklarını, mental ve emosyonel tutumlarını değiştirmeyen hastalar, elde ettikleri büyük avantajı etkili olarak kullanmazlarsa, kilo geri alımı olasılığı mevcuttur. Hiçbir obezite cerrahisi metodu, hastanın suiistimallerine rağmen kalıcı kilo sağlayabilecek güçte değildir. Bariatrik cerrahinin sadece fiziksel bir değişiklikten ibaret olmadığı, mental veya emosyonel yemeye karşı da savaşılması, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının edinilmesinin uzun vadeli başarıda önemli olduğu unutulmamalıdır.

Ghrelin’in Henüz Araştırılmakta Olan Diğer Özellikleri

Tüp mide ameliyatından sonra ghrelin seviyelerinde meydana gelen değişikliklerin dışında, bazı diğer hormonlar da rol oynarlar. Bunlardan Leptin gibi bazıları tokluk hissinin oluşmasına yardımcı olur, iştahı azaltır ve kan şekeri kontrolü sağlarlar. Tüp mide ameliyatının böylesine büyük kilo kaybı başarısı sağlamasının altındaki tüm mekanizmalar tam olarak açıklanamamıştır. Ancak, bu ameliyatın sadece kısıtlayıcı bir yöntem olmayıp, aynı zamanda metabolik değişimler de yarattığı kesindir.

Ek olarak, ghrelin metabolik sendrom, obezite, insülin direnci ve insülin salgılama kapasitesiyle bağlantılı olarak diyabet remisyonu sağlamada da alternatif veya destekleyici bir endokrin düzenleyicidir. Basit tabiriyle, ghrelinin sadece iştahı baskılamadığı, aynı zamanda metabolik hastalıkların kontrolünde de anlamlı performans gösterdiği söylenebilir.

Ghrelinin obezite cerrahisinin ve tüp mide ameliyatının başarısı üzerindekirolü hala araştırılmaktadır. İştah kontrolünde anahtar önemi olan birçok diğer barsak hormonunun da varlığı saptanmıştır. Kesin olan, diyabetin düzelmesindeki etki belirgin olduğu için, başarının sadece kısıtlama veya emilim bozukluğu ile kısıtlanamayacak kadar çok yönlü olduğudur.

Ghrelinin sadece kan şekeri metabolizmasında etkili olmayıp, aynı zamanda stressin baskılanması ve uyku kalitesi ve süresinin artmasında da etkili olduğu belirlenmiştir.

Son olarak, ghrelin seviyelerinin düşmesinde fundusun tam olarak çıkarılmasının çok önemli olduğunu, ancak ghrelinin tamamen yokedilmesinin mümkün olmadığını da hatırlatalım. Çünkü iştah, bozulmuş mekanizmalar düzeldikten sonra gerekli ve doğal bir histir ve ghrelin de düşük miktarlarda da olsa gerekli bir hormondur. Ghrelini tam olarak ortadan kaldırdığını iddia eden cerrah veya merkezlere neden şüpheyle yaklaşmanız gerektiğini artık biliyorsunuz 🙂 Herkese, düşük ghrelin seviyeli günler dilerim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hemen Ara!