Gastrik Bypass

Gastrik Bypass

Gastrik Bypass Ameliyatı

Gastrik bypass morbid obezitenin cerrahi tedavisinde endikedir. Bu tanı, hasta ciddi şekilde fazla kilolu olup, tüm diyet çabalarına rağmen tatminkar ve kalıcı kilo kaybı sağlanamıyor ve hayatı tehdit eden veya yaşam kalitesini düşüren yandaş hastalıklar ortaya çıkıyorsa konulmaktadır.

Gastrik Bypass Ameliyatı

Gastrik bypass prosedürleri, vücutta fazla kiloların yağ dokusu şeklinde aşırı birikiminden oluşan ve ciddi sağlık problemlerine yol açan morbid obeziteyi tedavi etmekte kullanılan, bir grup benzer operasyondur. Bariatrik cerrahi, sadece gastrik bypass değil, tüm diğer cerrahi morbid obezite tedavilerini kapsayan genel bir terimdir.

Gastrik bypassta ilk olarak mide küçük bir üst bölüm ve daha geniş, “remnant” denen büyük bir alt bölüme ayrılır. Ardından, her iki poşun ince barsaklarla olan bağlantıları yeniden düzenlenir.

Gastrik Bypass Kimlere Uygundur?

Gastrik bypass morbid obezitenin cerrahi tedavisinde endikedir. Bu tanı, hasta ciddi şekilde fazla kilolu olup, tüm diyet çabalarına rağmen tatminkar ve kalıcı kilo kaybı sağlanamıyor ve hayatı tehdit eden veya yaşam kalitesini düşüren yandaş hastalıklar ortaya çıkıyorsa konulmaktadır. Özellikle Tip 2 Diyabet, tansiyon yüksekliği, hiperkolesterolemi, karaciğer yağlanması gibi metabolik sendrom belirtileri bulunan veya süper morbid obez hastalarda ilk seçenek olarak tercih edilebilir. Ayrıca, mide fıtığı veya şiddetli reflü özofajiti, Barett özofagusu olan hastalarda da tüp mide ameliyatı yerine bypass seçmek daha mantıklı olabilir.

Gastrik Bypass Ameliyatı

Geçmişte, ideal kilonun en az 45 kilo üzerinde olma durumu ciddi obezite kabul edilirdi. İdeal kilo ise hayat sigortası sektörünün belirlediği en uzun yaşam süresini mümkün kılan kilo olarak tahminlenirdi. Bu kriter kısa boylu hastalar için başarısız olurdu. 1991’de ABD Ulusal Sağlık Enstitüsü’nün sponsorluğunda toplanan hekimlerarası konsensus panelinde cerrahi tedavi değerlendirilmesinde kullanılan bugünkü standart olan vücut kitle indeksi (BMI) belirlenmiştir. BMI kilogram cinsinden vücut ağırlığının metre cinsinden boyun karesine bölünmesi ile elde edilir. Sonuç 20 ile 70 arasında bir rakam olarak ifade edilir.

NIH Konsensus Paneli gastrik bypass prosedürlerini de kapsamak üzere,bariatrik cerrahi için aşağıdaki kriterleri önermektedir:

1-40 veya üzerinde BMI değeri olan hastalar, veya

2-35 veya üzerinde BMI değeri olup, yandaş bir hastalığı olanlar

Konsensus Paneli, aynı zamanda bariatrik cerrahi hastalara eşlik eden ko-morbiditeleri, beslenme, fiziksel aktivite, davranış ve psikolojik gereksinimleri yönetmek üzere hekim ve terapistlerden oluşan multidisipliner bir yaklaşımın gerekliliğini de vurgulamıştır. Cerrahi prosedür, ancak hastanın yaşam tarzı ve yeme alışkanlıklarını değiştirmesini sağladığı, bunlarda ve kilo kaybında etkili ve kalıcı bir değişime yol açtığında etkin bir araç olarak kabul edilmelidir.

1991’den sonra bariatrik cerrahi, özellikle de laparoskopi alanındaki büyük gelişmeler, NIH panelindeki bazı kararların güncellenmesini gerektirmiştir. 2004’de Amerikan Bariatrik Cerrahi Derneği sponsorluğunda toplanan Konsensus Konferansı NIH panelindeki bazı kriter ve kararları güncellemiştir. Bu konferansta ulaşılan son noktalar şöyledir:

Bariatrik cerrahi morbid obezitenin tedavisinde en etkili tedavidir.
Gastrik Bypass, morbid obezite için uygulanan 4 operasyon tipinden biridir.
Laparoskopik cerrahi açık cerrahi kadar etkili ve güvenilirdir.
Optimum sonuç için hastalar detaylı bir ameliyat öncesi değerlendirmeden geçirilmeli ve multidisipliner bir destek sağlanmalıdır.

 

 

Gastrik Bypass’ın Sonuçları ve Sağlık Kazanımları

Geniş gastrik bypass serilerinde GBP’nin tüm versiyonlarında aşırı kilonun % 65-80’inin kaybedildiği bildirilmiştir. Tıbbi olarak daha anlamlı olan ise yandaş hastalıklardaki dramatik azalmadır:

  • Hiperlipidemi hastaların % 70’den fazlasında düzelir.
  • Esansiyel hipertansiyon % 70’den fazla hastada düzelir, kalanlarda ise ilaç gereksinimi azalır.
  • Tıkayıcı uyku apnesi kilo kaybı ile anlamlı olarak düzelir. Bir yıl içinde hastaların çoğu asemtomatik hale gelir, hatta horlamaz olurlar.
  • Tip 2 diabet hastaların % 90’ından fazlasında düzelir. Bazen ameliyattan günler sonra bile normal kan şekeri düzeyini tutturmak için ilaç kullanımı gerekmez.
  • Hemen tüm hastalarda ameliyattan hemen sonra gastroözofageal reflü düzelir.
  • Venöz tromboembolik hastalık belirtileri, örneğin bacakta şişme, tipik olarak düzelir.
  • Neredeyse tüm hastalarda bel ağrısı ve eklem ağrıları ortadan kalkar.
  • Yeni bir çalışmada, cerrahiyi takip eden 5 yılda ölüm oranlarında, cerrahi uygulanmayan gruba göre % 89 azalma olmaktadır. Kardiyovasküler hastalık, enfeksiyon ve kanser oranları da anlamlı şekilde düşmektedir.

Gastrik Bypass İle Yaşamak

Gastrik bypass bireye emosyonel ve psikolojik yükler getirmektedir. Ameliyat geçirenlerin pek çoğu izleyen aylarda depresyona girmektedir. Bu durum onların emosyonel iyi hissetmelerinde besinin oynadığı role bağlıdır. Pek çok morbid obez hasta gıdayı emosyonel bir kaçış gibi kullanmaktadır.

Diyetteki katı kısıtlamalar hastaya büyük emosyonel yük bindirebilir. Ameliyatı takibeden dönemde enerji düzeyleri düşük olmaktadır. Bu gıda alımındaki kısıtlamaya bağlı olabilir ama emosyonel durumdaki negatif değişiklik te etkilidir. Emosyonel düzeyin normale dönmesi 3 ay kadar sürebilir.

Cerrahiyi izleyen aylarda kas güçsüzlüğü sıktır. Bu protein alımındaki kısıtlanma, kas kitlesi kaybı, enerji seviyelerindeki düşüş gibi pek çok faktörden kaynaklanabilir. Halsizlik denge problemlerine, merdiven çıkma veya ağır cisimleri kaldırmada yetersizliğe kadar varabilir. Bunların tümü gıda alımının dengelenmesi ile ortadan kalkmaktadır.

Ameliyattan sonraki ilk aylar çok güç olabilir. Cerrahinin yararları ile riskleri arasındaki değerlendirmeler çok iyi belirlendiği halde, psikolojik etkenler yeterince anlaşılmamıştır. Potansiyel hastalar prosedüre kabul edilmeden önce güçlü bir destek sistemine katılmayı kabul etmelidirler.

Hemen Ara!