Obezite Cerrahisinden Sonra En Sık Yapılan Beş Hata!

Obezite genetik, çevresel faktörler ve uzun yıllardır oluşmuş hatalı yeme ve yaşam tarzı alışkanlıklarının birarada rol oynamasıyla gelişen kronik bir hastalıktır. Bu faktörlerin her birinin ağırlığı hastadan hastay değişmektedir. Obezite cerrahisi uzun vadeli veya kalıcı kilo kaybı sağladığı kanıtlanan en etkili yöntemdir. Ancak bir ameliyatla bütün kötü alışkanlıklardan kurtulmak ve tamamen ideal beslenme tarzına geçmek o kadar da kolay olmamaktadır. Bir çok hasta bütün bilgilendirmelere rağmen obezite cerrahisinden sonra bazıları tehlikeli olabilecek bir çok hata yapmaktadır.

Ülkemizde 15 yıldan bu yana obezite tedavisi ve cerrahisi alanında çalışmakta olan Op.Dr.Murat Üstün, obezite cerrahisi geçiren hastaların en sık yaptığı 5 hataya karşı uyarıyor:

1-Çok Sık Tartılmak:

Yıllardır morbid obezite ile boğuşan hastalar ameliyattan sonra çok hızlı ve sürekli kilo vermek isterler. Ancak vücut zaman zaman kendini korumaya alır ve kilo alımı duraklayabilir, hatta bazen az da olsa kilo alımı görülebilir. Gün içinde sık sık tartılmayı saplantı haline getirmiş hastalarda, tartının ibresini yukarıya dönmesi kilo alma paniğiyle öğün atlamalara veya gerektiği miktarda protein alınmamasına yol açmaktadır. Öncelikle, gün içinde kilo değişimlerinin ve kilo verme duraklamalarının fiziksel nedenini bilirsek bu paniğin gereksiz olduğunu anlayabiliriz. Gün içinde kilonuz elbette değişecektir. En azında kahvaltı, öğle ve akşam yemeklerinden sonra… Üstelik gün içinde aldığımız sıvılar da eklenmektedir. Dolayısıyla önemli olan, vücudumuz bu gıdaları metabolize ettikten ve atıklar atıldıktan sonra ne olduğudur. Bu nedenle, gün içinde birkaç sefer tartılmak çok hatalı bir davranış kalıbıdır. Eğer illa sık tartılacaksanız bu her gün, aynı saatte olmalıdır.

2-Başarıyı sadece tartıda gördüğünüz kiloya bağlamak:

 

Öncelikle bazı gerçekleri ortaya koyalım, evet fazladan kilo taşımak sağlık risklerinizi arttırır, bunları ortadan kaldırmak riskleri azaltır ve evet, tartı kilo verip vermediğinizi gösteren yararlı bir araçtır. Ancak, bu tek başına yeterli değildir. Sağlık durumunuzu ve başarınızı gösteren başka kriterler de vardır. Düzenli aktivite miktarınız, genelde enerji durumunuz, stress yönetimi, uyku düzeniniz, tuvalet alışkanlıklarınız ve tansiyonunuz bunların en önemlileridir.

Kilo sadece vücudumuzla ilgili bilgi veren birçok önemli faktörden biridir. Sağlıklı yaşam tarzı alışkanlıklarını benimsedikçe, sağlıklı beslenip, yeterli su alıp, olabildiğince hareketli bir yaşam sürüp stressle başetme yolları geliştirince, yeterince istirahat edip vitaminlerinizi alınca, tartının ibresine bakmaksızın sağlığınızla ilgili birçok faktörü düzeltmeniz garantidir. Tartı duraklamaları hayal kırıklığı yaratmamalı, kazanılan alışkanlıkların kalıcı hale getirilmesi için çaba göstermeye devam edilmelidir. Unutmayın ki, bu kiloları birkaç günde almadınız, önemli olan kilolarınızı bir an önce vermek değil, kalıcı olarak vermektir.

3-Kilo kaybını başkalarıyla karşılaştırmak:

 

Kişisel gözlemlerime göre bu en çok yapılan hatadır. Bu konuda internet muhteşem ve korkunç bir şeydir. Günümüzde internette özellikle sosyal medyada obezite cerrahisi geçiren hastaların üye olduğu yüzlerce grup vardır. Ülkemizin ilk obezite forumlarını kuran isimlerden biri olarak bu gelişmeyi olumlu bulsam da, bilgi kirliliği, etik dışı reklam ve hasta kapma yarışı ve buna ek olarak hastaların kendilerini diğerleriyle kıyaslayarak başarısızlık hissine kapılmaları gibi dezavantajları da barındırmaktadır.

Öncelikle, kilo vermenin hastanın yaşı, cinsi, fazla kilo miktarı, metabolik durumu ve geçirdiği ameliyat türü gibi bir çok faktöre bağlı olduğu unutulmamalıdır. Kendinizi asla diğer hastalarla karşılaştırmayın, internette verdiği kiloları yarıştıranlardan olmayın. Klasik tavşan-kaplumbağa öyküsünü unutmayın; önemli olan çok hızlı kilo vermeniz değil, istikrarlı ve kalıcı kilo vermenizdir. Kilo verme hızınızdan memnun değilseniz, öncelikle kendinizi ve varsa yeme ihlallerinizi gözden geçirin. Cerrahınızla ve diyetisyeninizle görüşün. Herşey yolundaysa, ameliyat sonrası keyfinizin kilonuzu başkalarıyla karşılaştırmak yüzünden zedelenmesine izin vermeyin.

4-Başarınızın tadını çıkarmamak:

Çok kez tanık olduğum bir dialog şu şekildedir: “Tebrik ederim, ne kadar güzel kilo verdin. “Meeh, daha vermem gereken 15 kilo var” Bunu yapmayın, büyük başarınızı görmezden gelip, kalan kilolarınıza odaklanmayın. Pozitif motivasyon her zaman sizi daha ileriye taşıyacak güçtür. Kazanma hissi daha sonra kazanmanızı garantiler. O nedenle verdiğiniz her kiloyu kutlayın, “şu kiloya inince kutlayacağım, sevineceğim” gibi negatif davranış kalıbından çıkın.

5-Doktor Google ve Doktor Facebook’a kendi doktorunuzdan daha fazla güvenmek:

Beklenmedik belirtiler gördüğünüzde mutlaka doktorunuzla görüşün. Herhangi bir gıdayı tolere edemiyorsanız, hangi ilacı alacağınızı bilemiyorsanız, halsiz ya da bitkinseniz, çok fazla yiyebiliyor veya hiçbir şey yiyemiyorsanız, kusmanız varsa, ateşiniz çıktıysa… Lütfen önce doktorunuzu arayın. Modern çağda hemen her şeyi internete sormak gayet doğal ve yaygın bir alışkanlık haline geldi. Ancak unutmayın ki, sizi ve vücudunuzu bilen doktorunuzdur, internet değil.

Fazla yemeye başladıysanız, bunun giderek daha fazla yemeyi getireceği bellidir. Zamanında doktorunuza danışmazsanız ciddi kilo alımları ile karşılaşabilirsiniz. Aksine yeterince yiyemiyor veya içemiyorsanız, doktorunuza danışmamanız dehidrasyon ve malnutrisyona neden olabilir. Dr Google ve Dr Facebook bazı sorularınızın “diğer kişilerde geçerli” cevaplarını verebilir, ama sizi ameliyat eden kişi, size özel cevaplar verebilecek tek kişidir. Bu nedenle, endişelendiğiniz herhangi bir şey varsa mutlaka doktorunuzu arayın, internette çözüm aramayın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hemen Ara!