Türkiye’nin Beslenme Haritası ve Yapılan Hatalar

Son yıllarda obezite birçok ülkeyi ve ülkemizi etkileyen, adeta salgın düzeyinde artan bir hastalık olarak karşımıza çıkmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre  her yıl en az 2.8 milyon insan aşırı kilolu ya da obez olmaktan dolayı yaşamını yitirmektedir.

Dünya Sağlık Örgütü obeziteyi sınıflandırmak için beden kitle indeksi (BKİ) olarak bilinen hesaplamayı kullanmaktadır.  Vücut ağırlığının (kg), boyun metre cinsinden karesine bölünmesiyle BKİ elde edilir. BKİ 30 ve üzerinde olan bireyler obez olarak kabul edilir. Obez yetişkinlerin toplam nufusa oranları ise şu şekilde:

BM Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO),  Avrupa ve Orta Asya’da yaptıkları “kötü beslenme” sınıflamasında Türkiye “aşırı beslenme” sınıfında bulunuyor.

Peki Nerelerde Hata Yapıyoruz?

Tuz Tüketimi

Türkiye ile ilgili sunulan rapora göre, ülkemizde günlük tuz tüketimi oldukça fazla. Baltık ülkelerinde günlük tuz tüketimi 5-10 gram arasında iken, Türkiye’de ise 18 gram. Ayrıca ekmekte bulunan tuz miktarının en yüksek olduğu ülke de Türkiye olarak bulunmuş. Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre günlük tuz tüketiminiz 5-6 gr ‘ı (1 çay kaşığı) geçmemelidir.

Şeker Tüketimi

Amerikan Kalp Derneğinin verilerine göre şeker için tavsiye edilen miktar kadınlar için 20 gram, erkekler için ise 35 gramdır; ancak gerçek rakamlar bunun çok daha üzerinde. Türkiye’de ise yıllık 30 kiloya yaklaşan rafine şeker tüketimi var. Fazla şeker tüketimi, obezite, diyabet, hipertansiyon ve kalp hastalıkları için önemli bir risk faktörü. Ayrıca sadece tatlı, çikolata ve kurabiye gibi yiyeceklerde şeker olduğu düşünüyorsanız durum hiç de sandığınız gibi değil. Ketçap, salata sosu gibi birçok hazır paketli ürün şeker içermekte.

Düzensiz Beslenme

Türkiye’de kişilerin ara öğün alışkanlığı bulunmamakta, acıkıldığı zaman tost, poğaça, simit, börek gibi karbonhidratlı gıdalar tüketilmekte. Genel olarak kahvaltı ve akşam yemeği evde, öğle yemeği ise dışarıda yenilmekte. Yemek yemeye ayrılan sürenin azalmasıyla öğle yemeğinde ya fast food tercih edilmekte ya da evde yiyenler için öğünde ekmek, çorba, pirinç-bulgur pilavı bulunmakta. Sebze yemeğini her gün tüketenler oldukça az. Uluslararası Ekmek Üreticileri Birliği’nin raporuna göre yılda 104 kg ekmek tüketerek Avrupa Bölgesinde birinciliği elden bırakmıyoruz.

Et ve Süt Tüketimi

Birleşmiş Milletler tarafından yayımlanan Tarım ve Gıda Durumu Raporu’na göre, Türkiye’de kişi başına yıllık kırmızı et tüketimi 21,2 kg iken. ABD’de bu oran 126.6 kg.

Türkiye sularla çevrili bir ülke olsa da, kişi başına yıllık 7 kg balık tüketimi var. Avrupa Birliği ülkelerinde ise bu miktar 25 kg civarında.

Fiziksel Aktivite

Dünya Sağlık Örgütünün raporuna göre hareketsiz yaşam, dünya genelinde bulaşıcı olmayan hastalıklardan meydana gelen ölümlerin temel risk faktörleri arasında yer almakta ve her yıl yaklaşık 3.2 milyon kişinin ölümüne neden olmaktadır

Kronik Hastalıklar Risk Faktörleri Araştırması’na göre Türkiye’de kadınların %87’si, erkeklerin ise %77’si yeterli ölçüde fiziksel aktivite yapmamaktadır. Çalışmalar, haftada 4-5 gün günde 30 dakika hafif-orta şiddette fiziksel aktivitenin tip 2 diyabet riskini %27, meme ve kolon kanseri riskini %20-25, kalp hastalıkları riskini %30 oranında azalttığını bulmuştur (Türkiye Fiziksel Aktivite Rehberi, 2014).

Psk. Diyetisyen Merve Gündüz tarafından hazırlanmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hemen Ara!