Stretta Yöntemi, Reflü Tedavisinde Uzun Süreli Başarı Sağlıyor!

Reflü toplumda giderek artan oranda görülen ve yaşam boyu devame den bir hastalıktır. Ülkemizde neredeyse her beş kişiden birinde görülür. Reflü kabaca, mide asidi ve gıda içeriğinin yemek borusu alt ucuna geri kaçması demek. Bu içerik asit içeriğinden dolayı aside dayanıksız olan yemek borusu mukozasını tahriş ediyor, ülserlere ve uzun vadede de mukoza dönüşümü ve kansere kadar yol açabiliyor. Reflünün uzun süre tedavisiz kalması durumunda gelişebilecek kanser oranı çok yüksek olmasa da, bu organın kanserinin tedavi güçlükleri ve tanı konduğunda genelde geç kalınmış olması konuyu önemli hale getiriyor.

Reflünün ilk basamaktaki tedavisi ilaç ve yeme-yaşam tarzı değişikliklerinden oluşuyor. Bunların yetersiz kaldığı veya altta mide fıtığı gibi faktörlerin yer aldığı olgularda ise cerrahi seçenekler gündeme geliyor.  Reflü cerrahisinde en çok kullanılan yöntem ise, zamanında İstanbul Üniversitesi’nde de öğretim görevlisi olarak bulunan Rudolph Nissen’in tanımladığı Nissen fundoplikasyon ameliyatı. Bu ameliyat günümüzde en çok uygulanan reflü ameliyatı ve tamamen laparoskopik olarak, yani karnı açmadan yapılabiliyor.

2000’li yıllardan itibaren ise, endoskopik tedavi yöntemleri öne çıkmaya başladı. Bu yöntemler arasında bir kısmını ülkemizde ilk olarak bizzat uyguladım. Ancak bunlardan bir kısmı gerek firmalardan kaynaklanan, gerekse yöntem kaynaklı nedenlerle ortadan kalktılar. Ancak Stretta yöntemi, gerek uzun dönemli hasta kontrol çalışmalarıyla kalıcılığı teyid edilen, gerekse güvenlik marjı ile en çok tercih edilen yöntem olmaya devam ediyor. Stretta’nın bu kadar ilgi çekmesinin bir nedeni ağrısız, dikişsiz, kanamasız, yani ameliyatsız bir yöntem olması. Eğer uzun yıllardır süren yanma, ağızda ekşi tad, yenen yemeklerin ve asidin ağza gelmesi, kronik öksürük, ses kısıklığı, astım krizleri gibi yakınmalarınız varsa bu tedavi sizin için de uygun olabilir. İlaç tedavisi nispeten güvenilir olsa da, uzun vadede mide duvarında incelme, B12 vitamini ekksikliği, polip oluşumu ve kalça kırığı riskinde artış gibi yan etkileri nedeniyle ömür boyu kullanılmaları önerilmiyor.

Stretta’nın başarısını kanıtlayan çalışmalar oldukça kalabalık bir liste oluşturuyor. 2007’de 4 yıllık iki çalışma yayınlandı. Porto Rico çalışmasında hastalarda 4 yıl sonra da süren % 87’lik başarı ispatlandı. Amerika çalışmasında ise bu oran % 75 olarak gerçekleşti. Yani 4 hastadan üçü ilacı bıraktı.

İşlem tamamen endoskopik olarak gerçekleştiriliyor. Karında hiçbir kesi yapılmıyor. Hasta derin sedasyon denen bir tür anestezi ile tamamen uyutuluyor. Ağızdan yerleştirilen kateterin ucundaki dört iğne ile dokuya radyfrekans dalgaları veriliyor. Böylece yemek borusu mide arasındaki kapakçık yeniden yapılandırılıyor. İşlemden sonra 4-6 saatlik izlem yeterli, yani hastanede yatmayı gerektirmiyor. Bazı hastalarda hafif göğüs ağrısı veya ağrılı yutkunma olabiliyor, ancak bu durum ilaçlarla tedavi edilebiliyor. Tam iyileşme ortalama 6-8 haftada tamamlanıyor. Başarılı olan vakalarda ömür boyu ilacın bırakılması mümkün olabiliyor. Gerekirse yöntem yinelenebiliyor.

American Gastrointestinal and Endoscopic Surgeons Derneği yayın organı olan Surgical Endoscopy dergisinde yayınlanan bir çalışmada, reflü ameliyatı olmuş hastalarda nükseden reflüden muzdarip hastalarda Stretta tedavisinin 10 yıllık kalıcı başarısı bildirildi. İlaçlarla kontrol edilemeyen reflü şikayeti olan hastalar genellikle laparoskopik Nissen fundoplikasyon olarak bilinen bir ameliyata giderler. Bu ameliyat, yemek borusu mide bileşimindeki diafragmatik aralığın daraltılmasını ve midenin fundus denilen geniş bölümünden bir kısmın yemek borusunun etrafına kravat tarzında sarılarak sabitlenmesini içerir. Amaç bu bölgedeki kapak mekanizmasını güçlendirerek reflüyü engellemektir.

Etkili bir ameliyat olmasına rağmen, Nissen geçiren hastaların bir kısmı uzun vadede gastroözofageal reflü şikayetlerinden yakınmaya devam ederler. Bu durum ilaçlara devam etmeyi, hatta bazen ikinci bir operasyonu gerektirir. Her iki yol da, içerdikleri anlamlı komplikasyonlar nedeniyle kolay ve iistenen seçenekler değildir.

Bu başarısız olmuş veya nüksetmiş hastalar Stretta tedavisine aday olabilirler. Endoskopik Stretta tedavisi ameliyatsız bir yöntemdir. Ağızdan girilen bir kateter yardımıyla radyofrekans dalgaları kulanılarak alt özofagus sfinkteri güçlendirilir. Bu da reflüye karşı bir bariyer oluşturarak gastroözofageal reflü belirtilerini azaltır.

Yayınlanan bu ileriye dönük çalışmada, başarısız Nissen ameliyatından sonra Stretta tedavisi uygulanan hastalarda 10 yıllık sonuçlar incelendi. Aynı zamanda cerrahi geçirmemiş hastalar da değerlendirildi. Başarısız Nissen fundoplikasyon ameliyatı sonrası Stretta uygulanan hastalardaki başarının, ameliyat geçirmemiş Stretta’lı hastalar kadar yüksek olduğu saptandı. Stretta tedavisi hastaların sürekli ilaç kullanmasına veya ikinnci bir ameliyata gerek kalmadan reflü şikayetlerini ortadan kaldırmıştı.

Stretta tedavisi, ağız yolundan girilerek mide-yemek borusu arasındaki kas yapısını radyofrekans enerjisi ile yeniden yapılandıran ameliyatsız bir yöntemdir. Çalışmalar Stretta’nın reflü belirtilerini ortadan kaldırdığını, yaşam kalitesini yükselttiğini, ilaç kullanımını ortadan kaldırdığını veya azalttığını, kronik GERD hastalarında asidle karşılaşmayı azalttığını göstermiştir.

Stretta yönteminin tüp mide ameliyatından sonra gelişen reflüde de etkili olduğu 2016 tarihli, çok merkezli bir çalışmada kanıtlanmıştır. Çalışmada ABD’de en büyük 15 obezite cerrahisi merkezinin sonuçları incelenmiştir. Tüp mide ameliyatı yapılan hastalarda reflü sorunu olanlara Stretta tedavisi uygulanmış ve 6-12-24 aylık yaşam kalitesi skorları kontrol edilmiştir.

Tüp mide ameliyatı 2014’de ABD’de ilk kez gastrik bypassı geçerek, % 51 ile en çok uygulanan obezite cerrahisi yöntemi olmuştur. Obez kişilerde normal popülasyona göre daha yüksek oranda reflü görülür. Obezite cerrahisi bazı hastalarda reflü şikayetlerini ortadan kaldırır, ancak bazılarında devam eder. Tüp mide ameliyatı geçiren hastalarda ameliyat sonrası sürekli mide koruyucu kullanımı gerekiyorsa, bypassa revize etmeden önce mutlaka endoskopik tedavi yöntemi, yani Stretta denenmelidir. Tüp mide ameliyatı mide anatomisini değiştirdiği için, reflü ameliyatı olarak bilinen fundoplikasyon yapılamaz. Gastrik bypassa revizyon ise daha yüksek riskler içerir. Oysa endoskopik Stretta yöntemi, daha sonra gerekebilecek revizyona engel de olmadan, reflüye kalıcı bir çözüm sunabilir.

Çalışmada ameliyattan önce reflü şikayetleri olan hastaların % 84’ünde tüp mide ameliyatından sonra da reflü yakınmalarının sürdüğü gözlendi. % 8 hastada ise ameliyattan sonra reflü gelişti. Stretta metodu ile hastaların tamama yakınında reflü kontrol altına alındı ve bu etki 24. Ayda da sürmekteydi. Özetle, tüp mide ameliyatından sonra gelişen reflü yakınmaları eğer sürekli ilaç kullanımına yol açıyorsa, bypass revizyonundan önce mutlaka endoskopik Stretta tedavisi denenmelidir.

4 thoughts on “Stretta Yöntemi, Reflü Tedavisinde Uzun Süreli Başarı Sağlıyor!”

    1. Merhaba,
      İnternet üzerinden fiyat bilgisi verilmesi yasak olduğundan, 05524131143 nolu telefondan Genel Direktörümüz Demet hanıma ulaşabilirsiniz. Sağlıklı günler dileriz.

  1. Hangi il hangi hastane stretta yı aktif halde yapıyormusunuz. Nette verdiğiniz numaraya ulaşabilirmiyiz.ssk durumu nedir. Cvp verirseniz memnun olurum.

    1. Merhaba,
      Merkezimiz İstanbul’dadır. Endoskopik işlemlerimizi Taksim Acıbadem Hastanesinde gerçekleştiriyoruz. 05524131143 nolu telefondan bize ulaşabilirsiniz. SGK Stretta yöntemini ödemez.
      Yardımcı olabilmek dileğiyle.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hemen Ara!